Adventure Amerika - (19.8.2006) |
2002 yılında bir arkadaşımla beraber iş gezisi için Amerikaya gitmek üzere yola çıktık.
Küçüklüğümden beri hep amerikayı hayal etmişimdir, cowboylar, kızılderiler, New York gansterleri falan
bize amerika çoçukluğumuzda filimlerde hep böyle anlatıldı. Neyse hayalime kavuşmam epey bir sürdü,
33 sene gibi bir zaman geçmesi gerekiyordu. Atladık gittik, iş gezimiz zamanla bir tatil havasına büründü.
Para kazandikça gezmeye başladık, hemde ne gezmeye, tam 6 ay sürdü bizim iş gezimiz sonra dönmek sorundaydık, zira vizemiz bitiyordu.
Neyse bu arada beilirtryim araba kiralamıştık ve arabayı iade ettiğimizde bir hesap yaptık, tamtamına 50.000
Km. yol tepmişiz. doğu yakasından batı yakasını iki kere yapmışsız ve butün amerikayı alt üst ettikten sonra, biz bile
bu kadar yola inanamadık.
Neyse fazla lafı uzatmayalım... arkadaşlar amerika sandığınız gibi değil, bir kere New Yorkun dişına çıktığıınız an,
aç kalmaya mecbursunuz, çünkü amerikan mutfağı içi pişmemiş T-bone steak ve fast food kültüründen öteye gitmiyor. Kahvaltıda ya donat yiyeceksiniz veya kızarmış patatesli yemekler.
New Orleans te bir martini bardağı dolusu zeytin için barmene 50 dolar verdim ki, zeytin krizimi atlatabileyim.
Velhasıl ancak büyük şehirlerin restoranların dışında pek az yemek bulma şansınız var. Tabiki fast food zincirleri
saymıyorum.
Onun dışında mutlaka görülmesi gereken yerleri sıralamak gerekiyorsa: New York ( Metropolitan Müzesi adamlar
dünyanın tarih eserini söküp getirmişler), Miami, Daytona, Grand Canon, Los Angeles, San Francisco, Las Vegas.
En çok hoşuma giden yer: Los Angeles ile San Francisco arasında panoramik bir sahil yolu var, adı Highway 1
Mutlaka gidilmesi gereken bir yol. Orada Big Sur adında bir yer var muhteşem okyanus manzaralı, Olymposvari
kütük evleri olan Deetjens adında bir konaklama tesisinde kaldım (pahalı da değil) şiddetle tavsiye ederim gidin
görün bana teşekkür edeceksiniz.
Sevgi ile kalın.... Çok gezen daha fazla bilir